TARİHÇEMİZ

5 KUŞAK ATADAN TORUNA

Ülkemizde 1870’li yıllarda iç göçler döneminde, Konya ili’nin Akşehir ilçesinden Helvacıoğulları eşraflarından olan büyüklerimiz Denizli ili’nin Tavas ilçesine yerleşmişler. Mesleğimizde 1. kuşak olan dedemiz, Tavas’ın Kızılcabölük mahallesinden aldığı tekstil malzemelerini Konya’da oturan akrabalarına satmak için eşekle götürmektedir. Bir gün ürünlerini satmış, eşeğin arkası boşalmış. Kendisininde karnı acıkınca mezbahaya gider. Orada bir rum bağırsak temizlemektedir. 
   Rum'a; 

”- Sen bağırsağı ne yapıyorsun?” der. Rum cevap verir; - Temizliyorum, işliyorum, etini çıkartıyorum ve ameliyat ipliğinin( kat-küt) hammaddesini hazırlıyorum” der. ”- Burada ne kadar para kazanıyorsun, hangi şartlar da yaşıyorsun” diye sorar. Dedemiz ”- Karın tokluğuna ve yatacak yer için çalışıyorum” der Rum. ”- Sana maaş versem, ev tutsam benimle Tavas’a gelip bu mesleği öğretir misin?” diye sorar ve kabul eder Rum ve boş kalan eşeğin ardına biner ve atalarımıza bu işi öğretir. (Rahmetli Rum ustanın kabri, bizim vefat eden yakınlarımızla aynı yerdedir.) 2. ve 3. kuşak büyüklerimiz, ameliyat ipliğinin ham maddesini, radyoların frekans düğmelerini, çalgı aletlerinin “bam” tellerini ve pamuk atılan yayları (kiriş) yaparlar.
      
   4. Kuşak Mustafa Bağlı, yukarıda saydığımız ürünlerin zamanla fabrikasyon (suni) şekilleri üretildiği için gelir elde edememeye başlayınca bu işi sözde bırakır ve sürekli o ortamlarda yetiştiğinden hayvan besiciliği ve kasaplık mesleklerine yönelir fakat başarılı olamaz. Ata mesleğini aklından çıkaramamış ve bağırsak işine girmek istemiştir.Ve nihayet 1990 yılında, mesleğe geri dönmüş önceki işleri geri de bırakarak sadece kuzu kokoreç’in natural halini yapmış ve itmeli dört tekerlekli araçla satışa başlamıştır. Temizlemesinden sarmasına, pişirmesinden satmasına kadar herşey el işçiliği üretimdir. 1995 yılında 3 m2’lik bir kulübe yaptırmış artık hem soğuktan korunmuş hem de 4 kişilik oturma alanına sahip olabilmiştir.  2011 yılında 16 m2’lik 25 kişi kapasiteli prefabrik yaptırılmış ve 40 kişilik açık bahçe alanına sahip olunmuştur.  
  
    Ülkemiz genelinde tanınan gurmelerin uğrak mekanı olmaya başlayan işletme, çok sevilen bir damak tadı haline gelmiştir.  2014 yılında kurucumuz Mustafa Bağlı vefat etti, bizlere çok büyük manevi bir miras bıraktı. Markamızı daima en yükseklerde dalgalandırmaya vargücümüzle devam ediyoruz. 2017 yılı itibariyle 520 m2 kapalı, 270 m2 açık alanda tam teşekküllü mevcut işyerimizde siz misafirlerimize daha iyi hizmet verebilmek en önemli görevimizdir. Mesleki tecrübelerimizden asla ödün vermeden, tüm ayrıntıları dikkate alarak önce güler yüz anlayışımızla yolumuza sizlerle devam ediyoruz.